9 Mart 2008 Pazar

Telaşa mahal yok!

Ölümlü bir sessizlikti yaşanılan, faniydi
Çığlıklara, naralara gebeydi yaşam
Bazen sevinçten, bazen kederden, bazen acıdan
İki değil milyon yiğit çıkmıştı meydane ve hepside birbirinden merdane
Sırtı yere gelen pehlivanlar değil, hayat kadınlarıydı(!) oysa

Ölümlü bir telaştı yaşanılan
Kimi zaman korkudan, kimi zaman heyecandan
Vapura koşturanın telaşıyla, camiye koşanın telaşı gibi
İkisi de telaşlıydı, biri işe yetişmek, diğere cennete erişmek için

Ölümsüz bir sevgiydi fark edilemeyen
Kah ihtiyaçtan, kah masumiyetten kaynaklanan
Bir çocuk annesini sevdi anne de çocuğunu, bir diğeri vatanını sevdi vatan haini olma pahasına

Bense ne sessiz kalabildim, ne de telaşlanabiliyorum
Yapabileceğimin en iyisini yapıp hesapsızca seviyorum.
Seni, vatanı, annemi, yaşamı, ölümü, kendimi…

Hiç yorum yok: