
Biz eskiden öyle gülerdik ki gülmeler ağlardı şiddetimizden
Öyle ağız dolusu falanda değil hani, bildiğin yürek dolusu
Her yaşanmışın içinde gülünecek birşeyler bulur, gülerdik ağlanacak halimize
Sonra sonra çöktü ruhumuzun üzerine ağlama bulutları
Önce yağmur yağıyor sandık, sonra menemene kattığımız soğanlara yorduk gözümüzdeki ıslaklığı
Büyümenin ağlamayı öğrenmek olduğunu öğrendiğimizde çok geçti çocuk kalmak için
Şimdi ara sıra gülümsüyoruz;ağlamaktan fırsat buldukça, yaralarımız kabuk tuttukça
Bizim gözlerimiz gülmekten ıslanırdı eskiden, şimdiyse sular altında kaldı birlikte çektirdiğimiz fotoğraflar
Zeugma misali, Halfeti misali
Anılar suların altında, suyun kenarında biz, kadehte rakı
Şimdi doya doya ağlayabiliriz.
Melih Kara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder