skip to main | skip to sidebar

Melih Kara

8 Haziran 2007 Cuma

Nazım


Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: "Üç", dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
Gönderen Melih Kara zaman: 14:00

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)

Blog Arşivi

  • ►  2016 (5)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Mart (1)
  • ►  2014 (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2013 (2)
    • ►  Haziran (1)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2011 (2)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Şubat (1)
  • ►  2010 (6)
    • ►  Haziran (1)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2009 (9)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (1)
    • ►  Haziran (3)
    • ►  Mayıs (1)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2008 (6)
    • ►  Ekim (1)
    • ►  Mayıs (1)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Ocak (1)
  • ▼  2007 (31)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Eylül (1)
    • ►  Temmuz (4)
    • ▼  Haziran (22)
      • Sesleniş
      • Tuhaf Duygu
      • Ucuzluk
      • Aşk
      • Sazıma
      • Can Oy
      • Özlenen Gülmeler
      • Böyle Bir Sevmek
      • Gün Olur
      • Acıyı Bal Eyledik
      • Pastırma Yazı
      • Akşam Erken İner Mahpushaneye
      • Beceriksiz
      • Epilog
      • İstanbul
      • Dörtlükler
      • Sunu
      • Öfke
      • Dil Bilip Halden Anlamamak
      • Nazım
      • Bursa Nutku
      • Başlık yok

Hakkımda

Melih Kara
Profilimin tamamını görüntüle